Sosyal Girişimcilik Nedir?

TUSEV’in Ekim 2011’de yayınladığı “Sosyal Girişimler ve Türkiye İhtiyaç Analizi Raporu”na göre Sosyal Girişimin tanımı şu şekilde yapılmıştır:

“Sosyal girişim sosyal bir hedefe yönelik olarak ticari faaliyetlerin bir araç olarak kullanıldığı ve elde edilen gelirin yine bu sosyal hedefe yönlendirildiği bir işletmedir.”

Hülya Denizalp’in, Sosyal Girişimcilik ile ilgili 2009’da yaptığı tanımlama şu şekildedir:

“Sosyal girişimcilik, yaşadığı çevredeki toplumsal bir sorunu veya ihtiyacı belirleyerek, bu sorunun ortadan kaldırılması veya ihtiyacın giderilmesi için kalıcı çözümler üretmektir.”

Sosyal girişimleri, sivil toplum kuruluşlarından ayıran en temel fark, sosyal bir soruna çözüm üretirken, bağış ve hibelere ihtiyaç duymadan, ekonomik ve dinamik bir iş planı çerçevesinde yaklaşmasıdır. Bu nedenle, sosyal girişimler, vakıf ile derneklerden ayrılmaktadır. Türkiye’de, dernekler belli bir amaca yönelik iktisadi teşebbüsler de kurabilir, ancak bu yine sosyal girişimciliğin tanımı dışında kalmaktadır.

Öte yandan, sosyal sorumluluk projelerine destek veren şirketler de, kendilerini sosyal girişim olarak tanımlayamazlar. Bununla beraber, kar amaçlı yaptıkları faaliyetler dünyaya yararlı projeler olsa da, bu şirketler hala sosyal girişim sınıfında olmayabilirler. Burada bir tanım muğlaklığı olsa da, mesela karbon emisyonunu azaltmayı misyon edinen bir güneş enerjisi firması veya çocukların sağlıklı beslenmesini sağlayacak ürünler satan bir organik gıda firmasının kendisine sosyal girişim demesi yanlış bir yönlendirme olacaktır.

Bu tanım muğlaklığının önüne geçmek için;

“kar edebilecek ekonomik yapıya sahip olan, ancak karını hissedarlara dağıtmak yerine, bu karı kendi sosyal etkisini geliştirmeye aktaran teşebbüslerin” sosyal girişim olabileceği yönünde bir algılama doğmuştur.

Ülkemizde, “kar amacı gütmeyen şirket”in hukuki bir tanımlaması yoktur. Bir şirketin karı ile ne yapacağı, hissedarların inisiyatifindedir. Bu nedenle, bir şirketin sosyal girişim tanımlamasına girebilmesi için, hissedarların şirket kuruluşu veya sonrasında yaptıkları duyuruları dikkate alınır. Çoğu zaman şirketlerin muhasebe defterleri kamuya açık olmadığından, karşılıklı güven esasına dayanarak bu duyurular dikkate alınır.

Sonuç olarak, sosyal bir soruna ekonomik bir çözüm getirmeyi başarmış bir teşebbüs, hissedar, ortak ve müşterilerinin yönlendirmesi doğrultusunda, “kar amacı gütmeyen şirket” olduğunu duyuruyorsa, sosyal girişimdir.

Sosyal girişimcilikle ilgili daha fazlası için:

sosyal girisim